Şehirde yalnız yaşayan biraz dağınık biraz aldırmaz ama stil sahibi bir bekarsanız, Holly Golightly’nin dairesi size ilham verecek.
Tam da şu sırada İstanbul’da tek başıma yaşayabileceğim bir ev bulma derdindeyken, Holly bana ilham verdi. Holly, olduğu yere bağlı kalamayan, bir yıldır yaşadığı daireye, kendi yarattığı yöntemlerle geçici olarak tutunan uçarı bir genç kadın. Arka planda New York, 60lar, partiler ve tabii ki siyah elbisesi, kuğu gibi boynu, yuvarlak taşlı küpeleri ve uzun siyah eldivenleriyle Audrey Hepburn… “Breakfast at Tiffanys’deki Holly Golightly’ın apartmanı New York’ta East Side. 71. Cadde’de. bulunuyor, Holly. New York’taki dairesinde her an bir yere gidecekmiş gibi yaşıyor, Bir yere, bir eşyaya bir sevgiliye bağlanamıyor. Eşyalarını bavulundan çıkarmıyor, mutlu olmak için hep birilerinin, bir şeylerin gelip onu bulmasını ve o daireden çıkarmasını bekliyor. Hiçbir şeye sahip olmak istemeyen, kedisine bile isim koymayan, hiçbir zaman o minicik daireye yerleşemeyen bir Holly o. Sadece geçici yaşamını sığdırdığı bu mekan tam olarak onu yansıtıyor aslında.
Salonda Yaşam
Dairenin kapısı salona. Holly’nin en çok vakit geçirdiği yere açılıyor. Her ne kadar bir stüdyo daire izlenimini verse de. içeride bir yatak odası ve içinde minik bir banyosu var, Mutfak bembeyaz ve salonun sonuna gömülmüş. Tezgahta sadece minik metal bir çaydanlık ve ekmek kızartma makinesi var. Pek vakit geçirmediği için evin en sakin ve en bozulmamış kısmı mutfak aslında, öyle ki, buzdolabında sütün yanında ayakkabıları saklı!
İYİ FİKİR
Holly’nın kanepe olarak kullandığı, aslında bir küvet! 0 karelere dikkatlice bakarsanız görebileceğiniz ortadan ikiye kesilmiş eki küvetin, ayakları ve musluk kısmı altın
MÜZİK KÖŞESİ
Evin bir köşesi de müziğe ve resme ayrılmış. Holly her ne kadar belli etmese de arada bir pikabına bir plak koyuyor ve yanında duran tuvalini kullanıyor, Bu köşede, ince, beyaza boyanmış kontrplak levhaların alt alta konulmasıyla elde edilen bir raf düzeneği kullanılmış. Raflarda plaklar, moda dergilen gelişigüzel duruyor. Yerde çantasında duran pikap da köşeye karakter katıyor.
Dekoratif parfüm şişesi. 39.50 TL, Mudo Concept.
BAKIM ZAMANI
Holly’nın tuvalet masası cam parfüm şişelerle dolu. Katlanabilir yataklı aynasının önünde kocaman bir abajur bulunuyor. Evde en özenli duran ve en çok eşyanın bulunduğu bu köşe, kişiselleştirilmiş. Cam parfüm şişelerini Mudo Concept veya Tepe Home”dan bulabileceğiniz gibi yine eskici ve antıkacıları da dolaşabilirsin. Genelde beyaz rengi n hakim olduğu evde yatak odası da ferah ve aydınlık. Perde yerine içenden beyaz ahşap panjurlar kullanılmış. Odanın ortasındaki ferforje başlıklı yatak tek kişilik.
SAKLAYIN
Birçok yerden temin edebileceğiniz beyaz saklama kutuları yerine. Holly’nin yaptığı gibi küçük beyaz valizler kullanabilirsiniz. Salonda ya da koridorunuzda üst üste yığacağınız minik valizler mekanda estetik durabileceği gibi fonksiyonel de olabilir. Tabii, bu valizlerin içine ev telefonunuzu koymazsanız!
AYNA FARKI
Salona girdiğinizde hemen karşınızdaki duvarda devasa varaklı bir ayna ile karşılaşıyorsunuz. Ayna. mekanı daha geniş gösterir. Küçük bir salonda bu şekilde büyük ölçekli bir malzeme kullanmak radikal bir hareket, ama çok klas duracaktır.
Filmde beni en çok etkileyen. Holly’nin evden çıkmadan posta kutusundaki ayna. ruj ve parfümü kullanması oldu. Bu fikri, belki sizde evinizin giriş kapısının yanına, posta kutusu şeklinde bir kutu koyarak uygulayabilirsiniz. Evden çıkmadan, son bir rötuş…





