Martın Junger ve Stefan Beer’in ortaklaşa kurduğu mimarlık ofisi, Viyana’daki ve Avusturya’nın batısında Voralberg eyaletinin başkenti olan Bregenz’deki iki bürodan birlikte yürütülüyor. Avusturya genelinde ev, büro, atölye, hastane, fuar alanı gibi farklı ölçekte projeler üstünde çalışıyorlar.
R&W ve Penthouse da ofisin en çok tanılan projelerinden ikisi.
R&W
Tasarımda hedef aldıkları nokta, Orta Avrupa ve Kuzeydoğu Amerika kültürlerini ve stillerini birleştirip bir çatı altından toplamak olmuş. Amerika’nın kırsal kesimindeki büyük, geniş, tarım amaçlı kullanılan tipik ambarların formunu olduğu gibi alıp Viyana’nın tarihi, geleneksel yapı kültürü ve malzemeleriyle harmanlamışlar. Merkezi bağlantı sistemi sayesinde yer altındaki otopark katından, en üst kattaki odaya kadar en kısa mesafede ulaşımı sağlayacak merdiven düzeni kurulmuş.
Yerin altında, yoldan otopark girişi, park alanı, kiler, teknik oda (ısıtma-soğutma sistemleri vb.) bahçeye çıkan atrium alanı, eve giriş holü, wellness- buhar banyosu konumlanmış.
Giriş katında güneye-kuzeye bakan 2 farklı büyüklükte teras, terasların arasında ikisiyle de bağlantı kurabilen mutfak, yemek alanı, katın geri kalanında ise oturma odası ve misafir odası yerleştirilmiş. Zeminle aynı kotta teras alanı tasarlanmak, iç mekanla dış mekan ayrımını ortadan kaldırıp, geçişler arasındaki sert sınırı yok etmeye yardımcı olmuş. Açıkla kapalı alan birbiri içine girmiş. Üst katta ise ebeveyn odası ile çocuk odaları, iki taraf için de kendisine ait alanları korumak adına yan yana değil, birbirine karşı köşelerde kalacak şekilde tasarlanmış.
Kırık çatı formu, 4 metreye kadar çıkan yüksekliğiyle her odada farklı mekansal algılar doğurmuş.
Kat planları, arsanın ortasında dikdörtgen bir form üzerinde kareye yakın bölmelerle odalara ayrılmış. Oldukça basit prensiplerden hareket edip kullanışlı bir yaşam alanı elde edilmiş.
Penthouse
Junger Beer Mimarlık “Penthouse” projesinde şehrin merkezinde aslında mağaza binası olarak inşaa edilmiş bir yapıya, ev olarak kullanılmak üzere yeni bir işlev kazandırmış.
3 katı alıp birleştirdikleri ev projesi, bulunduğu mağaza binasının 5. katından başlıyor, çatı katı ve teras katı da eklenerek konforlu ve ferah bir daireye dönüşüyor.
5. katta giriş, mutfak, yemek alanı, şömine ve geniş bir lounge bulunuyor. Çatı katında oturma alanı, kitaplık, yatak odası, misafir odası ve banyolar yer alıyor.
Yatak odaları ve banyolar şehrin merkezindeki Stephans Katedrali’nin çatısı ve kulesini gören güzel bir manzaraya sahip. Yemek alanının üstünde yer alan galeri boşluğu, alt katın daha iyi aydınlanmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda bu ışık ve hava geçişi, katlar arasındaki bağlantıyı güçlendiriyor.
En üst kat ise açık ve kapalı iki bölümden oluşuyor. Daha çok keyif yapmak amaçlı tasarlanan katta Viyana tepelerine bakan bir sauna, kapalı alanda rahat ve geniş bir salon, açık alanda ahşabın ağırlıklı olarak kullanıldığı şehir manzarasına hakim bir teras, kitchenette ve yemek masası bulunuyor. Kuzey -güney iki cephesi olan binanın güney cephesinden olabildiğince faydalanılmaya çalışılmış, kuzey kısmı ise mümkün olduğunca kapalı olarak korunmuş.
Katlar arası ulaşım, kumtaşıyla döşenmiş merdivenler haricinde asansörle de sağlanabiliyor. Merdiven ve asansör yan yana ve R&W projesindekinin aksine dairenin ortasında bir yerde değil, kenar kısmında konumlandırılmış. Böylece de katlardaki kesintisiz bütünlük korunmuş.




