Bize Öney Showroom ‘a anlatır mısınız biraz? Burada ne tarz ürünler bulabiliyoruz?
Öney Showroom Nisan 2011′de açıldı; yani 6 aydır açığız. Daha evvel ops olarak kullanıyorduk bu mekânı. Nişantaşı’nın artan trafiği ve alışveriş potansiyeliyle mimarlık ofisimizi Kuruçeşmeye, müstakil bir alana taşıyınca Nişantaşı”ndaki adresi de Showroom yapmaya karar verdik.
Burada çok değişik ürünler göze çarpıyor. Bunlar nerelerden geliyor?
Ürünler, 30 yıllık iç mimarlık ve dekorasyon deneyimimize dayanıyor… Piyasanın ihtiyacı olan ürünlerin de ne olduğunu farketmemiz ve ona göre ürün seçmemiz işimizi kolaylaştırdı. Ona göre bir çıkış yolu bulup, yurt dışında bulduğumuz imalatçılarla uzakdoğu kültürünün içinde barındıran malzemeleri kullanıp bu çeşitlemeyi yaptık. Ürünler Endonezya, Çin, Tayland, Kamboçya, Vietnam, Hindistan, Filipinler, İtalya ve Miami’den almıyor.
Mağazada kendi tasarımlarınız da yer alıyor mu?
Mağaza kendi tasarımlarımızı tabii ki barındırıyor. Bu konsepti geliştirirken dersimizi iyi çalıştık, kendi tasarımlarımızı geliştirdik; onları nerelerde yaptırabileceğimizi araştırdık ve öyle yola çıktık. Bunların arsasında da eski ve yeni olmak üzere menşeinden alınmış, o bölgeye ait yöresel malzemeler var.
Siz seyahat etmeyi seviyorsunuz. Favori şehriniz neresi, neden?
En büyük hobimiz seyahat etmek. En favori ülkem için Hindistan diyebilirim. Hindistan’a ilk yolculuğumu bundan 10 sene kadar önce yaptım diyebilirim ama oradaki coşku, çeşitleme beni her zaman çok etkiledi.
Günümüzün dekorasyon stili nedir?
Günümüzün dekorasyonu deyince: Artık herkes her şeyi karıştırıyor; tek bir hat yok. Aslında büyük ölçüde hayat biçimi ve gelirle de ilgili bir durum. Şu sıra genelde 1950′ler kendine yer edinmek için çok gayrette; ama bu yine göreceli bir bakış. Bu tarzı belli bir yaşam biçimine sahip olan insanlara empoze
edemezsiniz. Dekorasyon da zamanla oluşan bîr duygu bütünü aslında. Ne kadar çok gezer görürseniz o kadar bilgi sahip olup, her türlü bakışa açık olabilirsiniz.
Ev dekorasyonu da yapıyor musunuz? Bunu yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
Evet, ev dekorasyonu yapıyoruz. Dikkatimizi vermemiz gereken en önemli husus, müşterinin ihtiyaçlarının ne olduğu, nasıl bir hayat biçimi olduğu ve ne kadar para harcamak istiyor olduğu… Bu unsurları işin başında anlamak çok çok önemli. Ordan çıkış alıp panolarımızı hazırlayıp müşteriye avam projeyi sunuyoruz, eğer beğenilirse avam üzerinden daha detaya girip fiyat teklifi veriyoruz.
Ev dekorasyonunda en önemli unsur nedir sizce?
Evin fiziksel yapısı en önemli unsurlardan biridir. Ev, müstakil mi, apartman katı mı, plaza içinde mi yoksa tarihi eser mi… Bunlar çok önemli çünkü ona göre oradaki havayı yaratmak ve yaşatmak gerekiyor ki doğru adımlar atılabilsin. Sonra da tabi müşterinin İhtiyaçları geliyor.
Bir evin ruhunu ne yaratır?
Bir evin ruhunu aslında içinde yaşayanlar yaratıyor. Biz bir yere kadar yapabiliriz, gerisi yaşayanlara ait. Bizim yapacağımız dekorasyon tabi ki çok önemli ama mesela evin içinde yaşayan objelerin bulunması çok önemli; çiçek, resim vb gibi objeler eve genel ruhu veriyor. Küçük detayların dikkat edilmediği evler, mobilya mağazasına benzeyebiliyor.
Siz moda tasarımcılığı ve mücevher tasarımı eğitimi de almışsınız. Bunlarla ilgili çalışmalarınız oldu mu?
ingiltere’de neredeyse 18 sene yaşadım. Moda tasarımı ile ilgili eğitimimi bitirdikten sonra Türkiye’ye dönüp, o zamanların Pobet’inde çalışmaya başladım. 1 yıl kadar sonra Londra’ya geri döndüm ve zamanın popüler fosep’inde 2 yıllık bir çalışma deneyimim oldu. Sonrada mücevher tasarımı okumaya karar verdim ama onu hiç yapmadım.
Evinizde en çok hangi köşeyi seversiniz?
Evimde en çok yatak odamı seviyorum. En rahat ettiğim, artık günün sonu ve ben artık dinleniyorum dediğim nokta beni çok mutlu ediyor.
Vazgeçemediğiniz bir tarz, malzeme ya da obje var mı?
Vazgeçemediğim malzeme ahşaptır… Her zaman mutlaka etrafta olmalı, en modern metalde, statik malzemede içine girmeli diye düşünüyorum. Tahta çok yaşayan, sıcak bir malzeme ve çok doğal.
Vazgeçmediğim objeler ise çağdaş resimlerim… Beni mutlu eden, baktıkça mutlu olduğum yağlı boyalar…
Sizin hayatınızı neler keyifli kılar?
Benim hayatımı en keyifli kılan ailemle geçirdiğim anlar, eşim ve çocuklanımdır. Artık çocuklarım büyüdü ve New York’da okuyorlar, mimar ve iç mimar olmaya hazırlanıyorlar. Dolayısıyla az görüyorum artık… En güzel anlarım onlarla geçirdiğim dakikalar.
İş dışında neler yaparsınız?
İş dışında yine seyahat ederim. Dostlarla yaptığımız seyahatler bizim hobimiz…
Kuruçeşme sahilinde yürümek de keyif aldığım bir başka iş dışı aktivite…



