L’ATELİER D’EXİSTENCE ADIYLA kendi markasını yaratan Günsel Ülkünün tasarımları Türkiye’de Cavalli gibi satış noktalarında, yurt dışında da birçok farklı adreste bulunabiliyor. “Bir modacı evinde de tarzını yansıtıyor olmalı” diyen Ülkünün sıcak ve renkli dünyasını yansıtan en sevdiği yaşam alanı ise çalışma odası.
Modaya olan ilginiz nasıl başladı?
Ben Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldum. Viyana Üniversitesi’nde Almanca, Paris’te Sorbonne Üniversitesinde Fransızca eğitimi aldım. Uzun yıllar ilaç sektöründe Genel Müdür ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü olarak kariyer yaptım. Meslek hayatımda birçok ödül aldım. 2005 yılında Türkiye’nin en başarılı 30 CEO’su arasına girdim.
İlaç sektöründe kariyerimde istediğim noktaya eriştikten sonra, hayallerimi gerçekleştirmek istedim ve kendi şirketimi kurarak hobim olan modaya yöneldim. Londra’da John Galliano. Alexander Mc Queen gibi dünyanın en ünlü moda tasarımcılarını yetiştiren okul olarak bilinen Central St.Marlins College of Art & Design’da moda tasarımı ve pazarlaması eğitimi aldım. Buradaki bitirme projesi kapsamında hazırladığım koleksiyon çok beğenilince cesaretlendim. Kendi şirketimi kurarak “L’Atelier d’Existence” adı altında kendi markamı yarattım ve tasarımlarımı hem yurtdışı pazarlarına, hem de iç piyasada satışına başladım. Bugüne kadar yaptığım koleksiyonlar beş solo defile ile sergilendi. En son 2011-2012 koleksiyonum bu yıl Paris’te Pret-A-Porter fuarındaydı ve büyük ilgi gördü.
Cemiyet ve sanat dünyasından birçok isim sizin tasarımlarınızı tercih ediyor. Ürünleriniz nerelerde satılıyor?
Hazır giyim koleksiyonum Nişantaşı City’s ve Levent Kanyon AVM’lerde Class-Roberto Cavalli mağazalarında; haute couture koleksiyonum ise Nişantaşı Orhan Ersek Sokak’taki Günsel Ülkü -L’Atelier d’Existence Showroom’da satılıyor. Yurt dışında Avrupa ve Ortadoğu’da dokuz ülkede 21 satış notasında L’Atelier d’Existence ürünleri satılmakta.
Tasarımlarınızda nasıl bir kadına hitap ediyorsunuz?
‘L’Atelier d’Existence’ kadını: kendine güvenen, güçlü.başarılı özgür bir kadın. Kıyafetleri ile kendi kişiliğini yansıtıyor, modayı takip etmek yerine modayı kendisi yorumluyor. Şehirli, yenilikçi ve lider ruhlu.
Marka felsefesinin en önemli özelliği ‘ageless’ yani zamansız olması, 25-55 yaş arası her yaştaki kadına hitap edebiliyor. Güncel moda trendlerini yansıtan ve aynı zamanda klasik olarak tanımlanabilen bu markanın hedef kitlesi üst düzey yöneticiler, iş sahibi kariyer kadınları ve yoğun sosyal yaşamı olan bayanlar. Siluetler ana hatlarıyla modern, sofistike, elegan çizgilerden oluşuyor.
Sizi aynı zamanda çok takip edilen bir blogger olarak da tanıyoruz…
www.newfashionista. wordpress. com bir moda ve yaşam stili bloğu. Moda trendleri, defile ve vitrinlerden haberler, katıldığım davetler ve İstanbul’daki etkinlikleri yazıyorum.
Evde oğlunuzla birlikte yaşıyorsunuz…
Bu evde 2009′dan beri oturuyorum. 2008 yılında satın aldım, dekorasyonu bittikten sonra taşındım. Evi ilk olarak oğlumla beraber gezdik ve çok beğendik. Özellikle üst kattaki Boğaz manzarasına ilk gördüğümüz anda aşık olduk. Konumu, ferahlığı ve en önemlisi enerjisi çok pozitif geldi bize.
Dekorasyonda nelere dikkat ediyorsunuz, sevdiğiniz renkler dokulardan bahseder misiniz?
Dekorasyonda yaşadığım mekanın kendi çizgimi yansıtmasına çok önem veriyorum, ayrıca rahat ve fonksiyonel olması da önemli. Beyaz ve toprak tonlarını, deri, ahşap dokuları seviyorum. Ahşabın sıcaklığını derinin asaleti ile birleşince hem minimalist, modem hem de rahat ve fonksiyonel bir tarz ortaya çıkıyor.
En çok nerede vakit geçiriyorsunuz?
Evin oturum alanı toplam 280 m2. Üst kat yatak odası, giyinme bölümü, spor bölümü, çalışma ve televizyon odası ve banyo/jakuzi, alt katta salon, oğlumun odası, yardımcı odası ve mutfak bulunuyor. En çok çalışma ve televizyon odası olarak kullandığımız bölümde vakit geçiriyoruz, burası rahat ve sıcak bir stilde döşendi, manzarası çok ferah. Boğaz’da iki köprüyü de görüyor. Evin en çok sevdiğimiz köşesi burası.
Mobilyalarınızı nerelerden aldınız?
Mobilyalarımın çoğu yurt dışından özel yapım, geri kalan kısmı ise Koleksiyon’dan aldım. Salon ve çalışma odasını özel yaptırdığımız mobilyalarla döşedik, yatak odasını Koleksiyon’dan düzenledim. Evimin sade ve modem bir çizgisi var; bu tema içerisinde Güney Amerika, Afrika ve Uzakdoğu seyahatlerimden aldığım dekoratif objeler gibi farklı aksesuarları sergilemeyi seviyorum


